1.Sıra : OD - İskender Pala

Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı 'OD' ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD'un ana kahramanı. İskender Pala'nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre'nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus'un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.
2.Sıra : Zaman Çarkı - Ken Grimwood

Hayatındaki insanlar birer birer siliniyor. Kocaları, sevgilileri, ailesi ve arkadaşları yaşayıp ölüyor ama o hep aynı kalıyor. Sevdiklerini kaybederken hep çaresiz. İnsanlar onun neden sürekli genç göründüğünü merak ettiğinde ise yer değiştirmek zorunda. Tüm olasılıklar karşısında üç yüz yıl yaşamış biri olarak yanlış bir şey söylediği an, zaman çarkı tepetaklak olabilir.Elise tıbbi bir mucize sonucu ebediyen genç kalacaktır. Hayatı üç yüz yıl önce başlamıştı. Versailles Sarayı'nda, 14. Louis'nin hükmettiği bir devirde. İlk kez her şeyi göze alıp sonsuz gençliğinin sırrını, sevdiği adamla paylaşmaya karar verdiğinde bu isteğinin neden olacağı tehlikeleri – hem kendisi hem de tüm dünya için – hayal bile edemez. Bilim bu duruma yanıt verecek bir seviyeye ulaştığında ancak birileri onun çaresizliğini görebilecek.
3.Sıra : Gizli Anların Yolcusu - Ayşe Kulin

Bu kitap yerleşik ve düzenli hayatlarımızın nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bir anda yıkılıp gidebileceğini gösteriyor bize... Acı bir kaza... Bir anda ağızdan kaçan bir söz... Ansızın yayınevine gelen bir dosya... Birbirine dolanmış eşarplar... Bütün bunlar, aykırı bir aşkın başını ve sonunu belirlemeye yeter mi?
Gizli Anların Yolcusu, pek çoğumuzun anlamakta zorlandığı, yargılamakta ısrar ettiği bir aşkın romanı. Ayşe Kulin her zamanki ustalığıyla yaklaşmaya korkulan bir konunun üstüne giderek tabuları yıkmayı deniyor.
Bu romanda sadece aşkı değil, toplumun zorladığı hayatları, harcanmış çocuklukları, kendi içindeki sırlarla en yakınlarını yaralayan ailelerin öykülerini soluk kesen bir tempoyla okuyacaksınız.
4.Sıra : Aşkın Gözyaşları III - Sinan Yağmur

“Şems! Ey seyyarelerin en tekinsizi! Çarpacak bir beni mi buldun? İyi ki beni buldun. Hoş âmedî! Hoş âmedî! Seni arıyordum Şems! Ama dağıla dağıla. Seni bekliyordum Şems! Ama savrula savrula…
Allahım beni Şems ile yarala! Öyle yarala ki akan gözyaşlarım cehennemi söndürsün. Ağlamaktan kör olup görmesem de cennetini. Sen varsın ya!
Herkes kendi yüreğinin diline uygun kitaplar okur. Bu kitapta okuyucu, içinin içtenlikle dolu sesini duyacaktır. Her bir bakışı ömrünün Şemsini arayan, her bir adımı özünün aşk kapısını aralayan, Kimyanın sessiz ağıtına aşkın gözyaşları ile katılan, o saf yüreklerini okuyacaklar.
5.Sıra : Aklından Bir Sayı Tut - John Verdon

Mark Mellery, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: "Aklından herhangi bir sayı tut -1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı." Mellery öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: "Sırlarım nasıl bildiğimi göreceksin. Küçük zarfı aç."
"Aldıklarını geri vereceksin Vermiş olduklarını aldığın zaman. Biliyorum ne düşündüğünü, Ne zaman uyuduğunu, Nereye gittiğini, Nereye gideceğini. Seninle bir randevumuz var, Bay 658."
Aklından Bir Sayı Tut sıradanlıklara meydan okuyan, anında başınızı döndürecek ve ilgi çekici karakterlerinin kalp atışlarını tüm gerçekliğiyle hissedeceğiniz, kolay kolay unutamayacağınız bir roman.
6.Sıra : Şah Mat - Mario Mazzanti

Suç psikiyatristi olarak polise destek vermekte olan Claps’in suçluların davranış profilini
inceleyerek olası şüphelileri tespit etmek gibi çetin bir görevi vardır. Ancak bu sefer ortadaki
cinayet hiç de basit değildir. Karşısında acımasız, kararlı, unutulmak istemeyen ve şehrin korkulu rüyası olmayı amaçlayan bir seri katil vardır.
Polisle satranç oynayan bir seri katil... “Mario Mazzanti ilk kitabını en lezzetli malzemeleri karıştırarak hazırlamış: Satranç, edebiyat, sinema, opera ve asıl mesleği olan cerrahlık.” Paperblog Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ve gerçeğin insanın en karanlık hırslarında gizlendiği nefeslerinizi kesecek bir gerilim romanı.
7.Sıra : İki Cami Arasında Aşk Mihrimah ile Sinan - Mürvet Sarıyıldız

Suç psikiyatristi olarak polise destek vermekte olan Claps’in suçluların davranış profilini
inceleyerek olası şüphelileri tespit etmek gibi çetin bir görevi vardır. Ancak bu sefer ortadaki
cinayet hiç de basit değildir. Karşısında acımasız, kararlı, unutulmak istemeyen ve şehrin korkulu rüyası olmayı amaçlayan bir seri katil vardır.
Polisle satranç oynayan bir seri katil... “Mario Mazzanti ilk kitabını en lezzetli malzemeleri karıştırarak hazırlamış: Satranç, edebiyat, sinema, opera ve asıl mesleği olan cerrahlık.” Paperblog Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ve gerçeğin insanın en karanlık hırslarında gizlendiği nefeslerinizi kesecek bir gerilim romanı.
8.Sıra : Çığlık - Becca Fitzpatrick

Nora Grey'in hayatı mükemmellikten hâlâ çok uzaktadır. Hayatına kastedilmiş olması hoş bir deneyim olmasa da en azından bu durumun içinden bir koruyucu melek sahibi olarak çıkmıştır. Gizemli, çekici ve muhteşem bir koruyucu melek. Ama Nora'nın hayatındaki yerine rağmen, Patch'in hareketleri kesinlikle meleksi değildir. Hatta her zamankinden daha anlaşılmaz görünmektedir;tabii bu mümkünse.
Hayatındaki gerçeklerin ne olduğunu umutsuzca öğrenmek isteyen Nora, cevaplara ulaşabilmek için kendisini giderek tehlikeli hale gelen durumların içerisine sokar. Ama belki de bazı şeyler olduğu gibi bırakılmalıdır, zira gerçek, güven duyduğu her şeyi ve herkesi yok edebilir.
9.Sıra : Sessizlik - Becca Fitzpatrick

Geride sadece sessizlik kaldığında gerçek duyulabilir mi?Patch ve Nora arasındaki çığlık, yerini sessizliğe bırakmıştır. Patch'in karanlık geçmişindeki sırların üstesinden gelmiş… birbirinden tamamen farklı iki dünya arasında bir köprü kurmuş… ihanet, sadakat ve güven duyguları zorlu sınavlardan geçmiştir. Ve bütün bunlar, cennet ve dünya arasındaki sınırları aşan bir aşk uğruna göze alınmıştır. Birbirlerine duydukları sarsılmaz güven haricinde hiçbir şeye sahip olmayan Patch ve Nora, uğruna çaba harcadıkları her şeyi ve aşklarını paramparça edebilecek bir güce karşı umutsuz bir savaşa başlarlar...
10.Sıra : Aşkın Şehidi - Ahmet Turgut

Kerbelâ, Hüseyin ve yoldaşlarının katligâhı...Orada kan ve gözyaşı var. Oradaki susuzlukla senin de ciğerlerin kavrulur. Ve başlarsın âh-u figan etmeye. İçin yandıkça görürsün: Kerbelâ hak aramanın ve özgürlüğün destanıdır. Teslimiyetin, adanmtşlığın ve sadakatin zirvesidir. Her biri ayrı bir şiar olan yetmiş iki şehidin yurdudur Kerbelâ... Onlara kapılanırsan nakşolur kalbine: Aslında her yer Kerbelâdır, her gün Âşura...Ve dile gelir Kerbelâ: "Benim için ağlama. Kendine bak! der...
"Adına lanetler okuduğun Yezid bizatihi nefsindir. Hesapsızca ister, bu uğurda canlar yakar. Hüseyini terk edenleri kınamadan evvel bir kez daha düşün! Sende bir akıl var. Sadece kendi çıkarlarını hesap eder ve heveslerini haklı göstermek için türlü
bahaneler uydurur."
11.Sıra : Sızıntı Wikileaks'te Ünlü Türkler

Türk polisi FBIdan Fethullah Gülen için ne istedi?
• ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?
• Türk polisi FBIa verdiği Ergenekon brifinginde neler anlattı?
• ABDli diplomatlara Yaşar Büyükanıtla ilgili hangi fotoğraflar gösterildi?
• İsviçredeki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?
Bu soruların ve daha fazlasının yanıtı VVikileaks belgeleri ışığında ortaya çıkıyor.
12.Sıra : Can Boğazdan Çıkar

Beslenme şeklimiz hasta ediyor
Bir klinikte yapılan ankette "İnsan niçin hasta olur?" sorusuna; insanların yüzde yetmiş üçü "Allah sevdiğine hastalık verir!" şıkkını işaretlemiştir. Birçok insan hastalığı kaderimizin ya da genetik yapımızın kalıtsal bir sonucu olarak kabul eder. Bu nedenle beslenme şeklimizin bizi hasta edebileceğini aklımıza getirmeyiz!
Motorların farklı yakıtla çalıştığı gibi...
13.Sıra : Gözlerini Sımsıkı Kapat

AKLINDAN BİR SAYI TUT'un yazarından, İlk kitaptan çok daha iddialı yeni bir roman SANA BİR SÜRPRİZİM VAR…
Gözlerini Sımsıkı Kapat; New York'un en gözde dedektifiyken, basının kendisine yakıştırdığı isimden hep rahatsız olmuştu: Süper Dedektif. Bir bulmacayla karşılaştığında, mutlaka çözmek isterdi. Gurney'e göre her bulmacanın çözümü için mutlaka bir ipucu vardı.
14.Sıra : Duyguların Rengi

Kaybolmuş ve adaletsiz bir dünya... Mississippi, Jackson; 1962. Siyah kadınlara, beyaz çocukların bakımında güvenilen ancak gümüşleri parlatma konusunda güvenilmeyen bir dönem.
Skeeter, Aibleen ve Minny… Kimse arkadaş olacaklarına inanmazdı. Her biri başka bir gerçeğin peşindeydi. Ve bir araya geldiklerinde anlatılacak sıra dışı bir hikâyeleri oldu.
15.Sıra : Sultan & Bir Kanuni Romanı

Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç veren Allah'ın yeryüzündeki gölgesi, Anadolu'dan Rumeli'ye kara ve denizlerin yegâne hâkimi Kanuni Sultan Süleyman Han yedi cihana nam salmaya devam ediyor! Devir Muhteşem Süleyman devridir. Düşmanları bir korkudur sarar.Pargalı ise her vezire benzemez, zekâsıyla savaşır da olmazları oldurur. Hürrem'in tek bir sözüyle kayıplara karışır kimi, kiminin hayatı huzur bulur. Ancak başta Cihan Padişahı vardır ki sefer eyler Bağdat'a, Estergon'a; şanıyla Viyana kapılarına ulaşır.Denizler ise Barbaros'tan sorulur. Preveze'den gelen kahramanlık haberleri Kutsal Roma ile Safeviler arasındaki ittifakı körüklerken acaba bu güç savaşında kim galebe çalacaktır?
16.Sıra : Aşktan Dinle

Aşk sultânı Hz. Mevlânâ'nın, Mesnevî isimli eserinde "Ey bizim sevdası hoş olan, güzel olan aşkımız, Ey bizim bütün mânevî hastalıklarımızın, dertlerimizin tabibi" diye anlattığı aşk, Allah'ın yeryüzünde kendisinden göründüğü İnsan-ı Kâmil'den, yani Allah'ın mânâsından başkası değildir. O, bu mânâyı rehber edinip, kendi vücûdu içinde nefsini rûhunun esiri haline getirerek birlemiş, aşkın da bu birliğin efendisi olmasına vesîle olmuştur. Bunun içindir ki ona, nefisleri efendi kılan mânâsında "Efendimiz (Mevlânâ)" denilmiştir.
17.Sıra : Öteki Tarih -1 & Abdülmecid'den İttihat Terakki

Osmanlı İmparatorluğu son 150 yılında bir çözülme sürecine girmişti. Bitmez tükenmez savaşlar, yenilgiler ve büyük insan kayıpları devletin devamı konusunda derin endişeler yaratmıştı. İmparatorluğu yıkılmasını önlemek için yapılan her girişim başarısızlıkla sonuçlanırken, iktidarı elinde tutan kadrolar, olan bitenden emperyalist güçleri ve onlarla işbirliği yapan azınlıkları sorumlu tutmak eğilimindeydi. Ama kaçınılmaz son geldi ve Osmanlı İmparatorluğu tarihe gömüldü. Cumhuriyet'in kurucularının neredeyse tamamı, Mustafa Kemal dahil olmak üzere, bu hezimetlerle dolu tarihin mimarı olan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin üyeleriydi.
18.Sıra : Bambaşka

Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını…
Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki…
19.Sıra : Kayıp Tarihimiz

Osmanlı Devletine Hasta Adam yakıştırmasını yapan kimdi? Devlet-i Aliyye gerçekten Hasta Adam denilecek kadar kötü durumda mıvdı? Cevabını, Prof. Dr. Ilber Ortaylı veriyor.
ikinci Abdülhamitin 31 Mart Vakası ile devrilmesinin perde arkasında neler vardı? Konunun uzmanları Ahmet Turan Alkan ve Sacit Kutlu anlatıyor.
Mustafa Kemal Paşa ile Millî Mücadeleyi başlatan komutanların yollan neden ayrıldı? "Mustafa Kemal, ingilizlerden valilik istedi mi?" sorusunu Alev Coşkun ve Mustafa Armağan tartışıyor.
20.Sıra : Küçük Mucizeler Dükkanı

Kitapları bütün dünyada 14,0 milyondan fazla satan ve birçok dile çevrilen DEBBIE MACOMBER, yürek ısıtan romanlarıyla
şimdi de Türkiyede...
"Artık o eski tasasız kız değilim. Yaşadığım her günün değerini biliyorum. Çünkü hayatın ne kadar değerli olduğunu öğrendim....
21.Sıra : Fetih ve Kıyamet 1453

"Ya ben Şehri alırım ya da Şehir beni" FATİH SULTAN MEHMED
1453 yılına dönmeye, İstanbulun Fethine tanıklık etmeye hazır mısınız? Tarih alanında pek çok önemli çalışmaya imza atan Prof. Dr. Feridun M. Emecen'den İstanbul'un fethi üzerine muhteşem bir araştırma… Hem Doğu hem de Batı dünyası için büyük önem arz eden bir şehir İstanbul… Bir yanda köklü bir imparatorluk Bizans, diğer yanda da Doğu'nun yükselen gücü Osmanlılar ve küçük yaşta babası tarafından tahta çıkarılan ve katı bir siyasi mücadelenin içine itilen Fatih Sultan Mehmed...
22.Sıra : Dinle

"Haccın içindeki kurban kesmenin gerçek mânâsı nedir?"
"Nefsin terbiyesinde nasıl bir yol izlenmelidir?"
"Nefis hilm kılıcıyla nasıl kesilir?"
"Cemâl ve celâlle terbiye nasıl olur?"
gibi soruların cevaplarını da okuyucu bu kitapta bulacaktır."DİNLE" diye seslenen Mevlânâ'nın bu kaynağı "OKU" diye başlayan Kur'an-ı Kerim'dir. İşte bu okunanları Cemâlnur Sargut'un kendine has uslûbundan edinmek isteyenlere…
23.Sıra : Benimle Oynar mısın Anne 365 Eğitici Çocuk Oyunu

Çocuklarıyla oyun oynamak isteyen ama oynayacak oyun bulamayan anne-babalar için yüzlerce oyun tarifi. Hayal gücü ne kadar zengin olursa olsun her çocuk zaman zaman sıkılır ve huysuzlanır. Bu kitap böyle anlarda çocuklarını sıkıntıdan kurtarmak, aynı zamanda onların el becerilerini arttırmak isteyen anne-babalara rehber olması için hazırlandı. Bu yüzden kitapta yüzlerce oyun örnekleri bulacaksınız.
24.Sıra : Dukan Diyeti

HER YAZ ZAYIFLAMAKLA UĞRAŞMAYIN... ÖMÜR BOYU ZAYIF KALIN!
5 MİLYONDAN FAZLA FRANSIZ KADINI BU DİYETLE ZAYIFLADI!
SPOR YAPMADAN; SINIRSIZ ET, TAVUK VE BALIK YİYEREK; STRESE GİRMEDEN KİLO VERECEKSİNİZ!
MUCİZEVİ DİYET ARTIK TÜRKÇE...
25.Sıra : Karatay Diyeti

Bu kitap, klasik bir diyet kitabı değil. Kibrit kutusu, iki yemek kaşığı gibi anlamsız ölçülerle insanı strese sokmuyor. Karatay Diyeti bir yaşam biçimi. Yıllardır pazarlanan beslenme balonlarını patlatıyor, doğru beslenmenin ne demek olduğunu anlatıyor.Beslenme ile hücresel/hormonal fonksiyon bozuklukları arasındaki yakın ilişkiye odaklanan Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, kilo vermenin ABC'sini öğretiyor, hiç zorlanmadan zayıflamanın ve zayıf kalmanın sırrını açıklıyor.
26.Sıra : Kabe'nin Hakikati

İnsan vücudu ateş, hava, su ve toprak unsurlarından tertip edilmiştir. Kâbe'nin dört duvarı bu dört unsuru sembolize eder. İnsanın iç âleminde ise akıl, ruh ve nefis kuvvetleri bulunur. Bu da Kâbe'nin içinde bulunan üç sütunla madde boyutuna aksettirilmiştir. Bu kitap Hac ve Kâbe'nin hakikatini, içimizdeki seyr-ü seferi anlatan büyük mutasavvıfların yorumlarından derlenmiştir.
27.Sıra : Bir Yumak Mutluluk

AKitapları bütün dünyada 140 milyondan fazla satan ve birçok dile çevrilen DEBBIE MACOMBER, yürek ısıtan romanı
Küçük Mucizeler Dükkânı'ndan sonra yepyeni bir sayfa açıyor.
28.Sıra : Kürk Mantolu Madonna

Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar.
29.Sıra : Atatürk'ün İhtilal Hukuku

İnkılabın kanunu mevcut kanunların üstündedir.
Gazi Mustafa Kemal, Ocak 1923
Her cumhuriyet hâkimiyet-i milliye değildir...
Rauf Orbay, Kasım 1923
Memleket demokrasiye layıktır, millet bilinçlidir...
Kâzım Karabekir, Haziran 1925 İhtilal devrinden kanun devrine girdik...
30.Sıra : Kayda Geçsin

Umut pek güven duyduğum bir sözcük değil, ben inadı tercih ederim. Umudum yok olsa bile inadım var. İnsanın, yine de, her şeye rağmen iyi olabileceğine, bu ülkenin içinde, dövüldükçe içinin çok derinine kaçmış bir iyilik tohumu olduğuna dair bir inatçı imanım var.
Benim de, benim gibilerin de bu ülkeye dahil olduğunu söylemek, sonra yeniden söylemek için sağlam tutmaya çalıştığım bir inadım var. Biz varız. Yani biz de varız..."
31.Sıra : Şah ve Sultan

Tutku… Güzellik… Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş. Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim'i de Şah İsmail'i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş. Çaldıran... Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride. Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi? Kızılbaşlık! Sünnilik! İktidar hırsı.
32.Sıra : Aslında Giden Erkek Yoktur

Gerçek ve unutulmuş dişilik bilgilerini öğrenmeye çalışan kadınların değişim öyküleri...
"Kaybetme korkusu, bize ilişkilerimizde hata yaptırır. Erkeği olduğu gibi kabul etmemizi engeller. Kalbimizi ona tam olarak açamayız. Ne kendimizi ne de erkeği gerçek anlamda sevmeyi bilmiyor oluruz. Herhangi bir erkek hayatımıza girdiğinde, hemen duygusal boşluklarımızı doyurması için beklentiler oluştururuz. Ve bunları bize vermediği zaman, ya ona tutunur ya da terk eder uzaklaşırız. Onu görmediğimiz, haber almadığımız zaman acı çeker, şüphe duyarız. Güvenemeyiz."
33.Sıra : Akıl Oyunlarının Gölgesinde

Aİnsan beyninde çözülemeyecek kadar zor, tahmin edilemeyecek kadar karmaşık duygular ve arzular vardır. O arzuların karanlık olanlarına gelince; işte onlar oldukça soğuktur ve kişiyi adeta buzdan bir kütleye çevirir. Gözleri kör eden bu ürkütücü ruh halleri, insanın aklının ucundan bile geçiremeyeceği şeyleri yapmasını sağlar.
34.Sıra : Çocukluk Sırrı

Her çocuğun özünde, o çocuğun nasıl bir yetişkin olacağının şifrelerini barındıran çocukluk sırrı vardır.
Bu sır, çocuğun içinde buyurucu bir iç kılavuz olarak, mütevazı bir sabırla, adım adım o çocuğun kişilik ve karakterini oluşturma mücadelesi verir.
Yetişkinler ise, çocuğun özünde gerçekleşen bu ince yapılanmayı hesaba katmadan, kendilerince bir zoraki kişilik oluşturma gayreti içine girdikleri için, çocuk eğitiminde sorunlar yaşanıyor.
35.Sıra : Çocuklara Söz Geçirme Sanatı

Arabanızla büyük ve kalabalık bir şehrin sokaklarında seyahat ettiğinizi, daha önce hiç gitmediğiniz bir adresi bulmaya çalıştığınızı, ancak kavşaklarda ve dönemeçlerde hiç levha bulunmadığı düşünün.
Aradığınız adresi bulmak için kim bilir kaç kez yanlış yola girer, kaç kez kaza atlatırsınız.
Doğru ve kabul edilebilir davranışları öğrenmeye çalışan çocuklar için de durum aynıdır.
36.Sıra : Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar

Ne zaman ki biz, bizi kaybettik, çocuklarımızı da kaybettik...
Bizirn zamanımızda çocuk suçları olarak okul koridorlarında koşmak, istiklal marsı okunurken düzgün durmamak, el kaldırmadan öğretmenle konuşmak geliyordu.
37.Sıra : Kış Günlüğü

Her yazar, kitaplarına kendini de saklar. Ama gün gelir satır aralarında anlatmaktan vazgeçer kendisini. Artık yaş kemale ermiştir. Yaşadıkları, yaşayamadıkları, düşleri, gerçekleri... Hesaplaşma zamanıdır. Paul Auster'ın kendi hikâyesine dönerek yazdığı Kış Günlüğü, sıradan bir yaşamöyküsü değildir, usta bir kalemden çıkmış ro­man gibi bir yaşamdır.
38.Sıra : S*ktir Et & Hayatta Hiçbir Şey Senden Önemli Değil

S*ktir Et demek sizi iyi hissettirir. Mücadeleden vazgeçmek, ne hoşunuza gidiyorsa onu yapmak, çevrenizdekilerin sizin hakkınızda düşündüklerini umursamamak ve kendi yolunuzdan gitmek harika bir duygudur.John C. Parkin'in bu komik ve ilham verici kitabı, S*ktir Et demenin; Doğunun boş verme, vazgeçme ve bir şeylerin o kadar da önemli olmadığını fark ederek gerçek özgürlüğü bulma gibi ruhani fikirlerinin kusursuz bir Batı ifadesidir.

39.Sıra : Annem ve Babamla Oynuyorum Öğreniyorum

Okul öncesi dönemde oyun ve arkadas ihtiyaci karsilanmayan, beton evlerde, dört duvar arasinda yetisen çocuklar, okula uyum saglamakta zorlanirlar. Annesinin dizi dibinden ayrilmak istemeyen, okul korkusu yasayan, aileye bagimli çocuklar, oyuna ve arkadasa alisik olmayan, 'biz' bilincine ulasamamis çocuklardir.
.
40.Sıra : Yaşatma İdeali / Kırık Testi

Hayat, insanın insanlığını kanıtlayacağı büyük bir sahne. İradenin hizmetine sunulmuş ilâhi bir armağan. Yaşatma İdeali ise iradenin yol haritası. Hayatı yaşatmaya bağışlama, kendi kurtuluşunu başkalarını kurtarmada görme olarak tarif edeceğimiz 'Yaşatma İdeali', bütün bir insanlığın akıbeti adına hayata geçirilmesi gereken yüce bir mefkûre.
41.Sıra : Ey İnsan

Resulullah şöyle buyurdu: Kur'ân'da bir sure vardır, Allah katında Azime diye anılır. Sahibi de Allah katında "şerif" diye anılır, sahibi kıyamet günü Rebia ve Murdar'dan daha çokları hakkında şefaat eder. O, Yâ-Sin suresidir.
Her şeyin bir kalbi vardır. Kur'ân'ın kalbi de Yâ-Sin'dir.
42.Sıra : Annelik Sanatı

Günümüzde anne olmak da zor, günümüz annelerinin elinde çocuk olmak da... Aslında annelerin çocuklarından bekledikleri şeyler çok değil... Saygılı, dürüst, iyi eğitimli, büyüğünü sayan, küçüğünü koruyan çocuklar hayal eder anneler...
43.Sıra : Ateşle Oynayan Kız

İlkinden daha etkileyici ve daha şaşırtıcı… Bu roman okurları esir edecek." SUNDAY TIMES
"Eğer hâlâ Ejderha Dövmeli Kız'ı okumadıysanız, bu övgüyü okumayı bırakın ve bir tane alıp okumaya başlayın…
Eğer Ejderha Dövmeli Kız'ı okumayı bitirdiyseniz, o zaman hiçbir şey ikincisini almaktan sizi alıkoyamaz."
-ERICA MARCUS
44.Sıra : Sihirli Matematik Oyunları

İlginç ve faydalı bir kitap. Tavsiye ederim."
Jaime Escalante (Stand and Deliver filminin (1988) hikâyesini konu aldığı ünlü matematikçi) Hiram W. Johnson Lisesi
Sihirli Matematik Oyunları her yaştan öğrenciyi büyüleyecek. Tüm matematik programları için 'olmazsa olmaz' bir kaynak."
-Howard Wang, Sierra Canyon Koleji Hazırlık Okulu Kurucu Müdürü
45.Sıra : Kelebekler ve İnsanlar

Ladeşçi ve Miyase'nin Kuzuları adlı kitaplarıyla geniş okur kesimlerine ulaşan Dökmen'den ilginç bir konuyu işleyen roman…
Belki de en büyük özrümüz önyargılarımızdır.
Üstün Dökmen, iki özürlü gencin aşk hikâyesini anlatırken okuru kendi özürlü yanlarıyla yüzleşmeye çağırıyor.
Romanın konusu:
Farklılıkları ve benzerlikleriyle iki kusursuz kelebeğin ve iki özürlü gencin aşk hikâyesi.
46.Sıra : Bir Gün

Yirmi yıl ve iki insan. Bu iki tümceyi ortak paydada buluşturan bir baş yapıttır Bir Gün. Zevkle okunacak film tadında bir kitap ki zaten filminin çevrilmesi de sözlerimin haklılığını doğruluyor. Okurken bu kitap sanki sizin için yazıldı hissine kapılıyorsunuz. Bu da yazarın ne kadar samimi olduğunu kanıtlıyor. Herkesin hayatından bir parça var bu kitapta. Küçük ya da büyük
47.Sıra : Kapitalizm Nasil İşler

Üçüncü Dünyanın Yağmalanması", "1970´li Yıllarda Emperyalizm" adlı kitaplarıyla Türkiye´de de tanınan ünlü Fransız iktisatçısı Pierre Jalee elinizdeki kitabıyla, kapitalizmin işleyişini her düzeyde okurun anlayabileceği bir tarzda, ancak aşırı basitleştirmelere düşmeden anlatıyor. "Üretim", "Değer Nedir?", "Emek Gücü", "Karın Çeşitli Görünümleri", "Artık-Değerin Bölünmesi", "Krediden Enflasyona", "Sermaye Birikim ve Bunalım", "Tekel Gücü", "Emperyalizm", "Devlet", "Toplumsal Sınıflar", "Genel Yabancılaşma", "Gidiş Nereye?"
48.Sıra : Uyuyana Kadar

• Hakları 42 ülkeye satıldı, satışı dünya çapında sekiz ayda 1.000.000'a ulaştı.
• New York Times çok satanlar listesinde haftalarca yer aldı.
• 2011'in Amazon en çok satanlar listesinde tüm kitaplar bazında 7 numarada, cinayet/gerilim/polisiye kategorisinde 2 numarada yer alıyor.
• Wall Street Journal'ın 2011'in en iyi kitap listesinde yer aldı.
49.Sıra : Kayıp Gül

Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Endonezya'ya yüz binlerce okurun gönlünde taht kuran KAYIP GÜL genç Türk romancı Serdar Özkan'ın ilk romanı. Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından St. Exupérynin Küçük Prensi, Richard Bachın Martısı ve Paulo Coelhonun Simyacısına denk tutulan Kayıp Gül, bugüne kadar 29 dile çevrildi, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı.

50.Sıra : Tennure ve Ateş & Hz. Mevlana

Hz. Mevlâna günümüze, asırlar öncesinden şöyle seslenmektedir: "Beni çokça konuştunuz, sıkça andınız, afişlerde sözlerim sloganlaştı, ziyaretime koştunuz, andınız ancak beni anlamadınız. Anlasaydınız evlerde kavga tütmezdi, trafik ışığında geç kaldın diye cinayet işlenmezdi, yan baktın omuz çarptın diye insanlar canice bakışmazdı. Beni anlamış olsaydınız, bir elin parmakları gibi olan kardeşler terör belası ile kan kaybetmezdi. Ben "Gel" dedim, geldiniz peki gelişinizle yüreğinize ne doldurup sizde neler değişti? Cezaevleri neden tıka basa dolu? Ahlak, birlik, yardımlaşma, halden anlama masallarda kalan meziyetler olmazdı. Sahi beni gerçekten anladınız mı? Ben sizin için yanıp tutuştum, avucumda denizleri çöllerinize taşıdım, hani yetiştirdiğim güller? Beni olduğum gibi anlasaydınız. Ah anlasaydınız.